Teknoloji ile hızla değişen hayatın en büyük sorunlarından biride görmek ve duymak ile yaşanılan aldatılmalardır. Öncelikle bu kavramların TDK’da ki anlamlarına bakalım.
Görmek: Bir şey hakkında bir yargıya varmak, değerlendirmek
Duymak: Bilgi almak, öğrenmek, haber almak
İlk olarak teknoloji ile görme arasında aldatılma olaylarını kanıtlayalım.

Yukarıda sevgili Facebook kurucusu KYÇUBYO’ya geleceğini söylüyor. En saf haliyle düşünen bir insan bunun %100 doğru olduğuna inanacaktır. Neden inanıyor çünkü henüz bu konularda aldatılmalar yaşamamış veya insanların bunlarla nasıl aldatıldığına dair haber okumamış. Zaten millet olarak fazla okumayı seven bir insan değiliz.
Yukarıda ki resim bize neyi açıklıyor?
Teknoloji dünyasında fotoğraflarla montaj, kodlarla içerik değişikliği herşey olabileceği için bire bir yaşamadığınız bir olaya asla inanmayın. Yalnız burada yine Facebook üzerinden son zamanlarda yaşanan bir dolandırıcılığıda anlatmak istiyorum. Karşı tarafın Facebook hesabı hackleniyor ve size telefonunuz faturalıysa biri indirim koduna sahip olduğunuzu ve bu indirim koduyla alışveriş yapabileceğiniz söylenerek sizi ne olduğu belli olmayan yada orjinal alışveriş siteleriyle birebir benzerliğe sahip sitelere yönlendirerek kredi kartı bilgilerinizi elde ediyorlar. Bu olayıda değerlendirdiğimize göre şu sonuca ulaşıyoruz. Görmediğin sürece inanma. Evet gördüğünüz resmin gerçek olmadığı gibi konuştuğunuz kişide gerçek olmayabilir. Bu yüzden yüz yüze gelmediğiniz sürece inanmayın. Aslında yüz yüzeyken aldatılma kandırılma olayları olduğunu düşünürsek (ayrı bir yazıda ele alacağım) kendinizden başka kimseye güvenmemeniz gerektiğini bilin.
En Büyük Sorun Araştırmamak ve Okumamak
Neden en büyük sorunlardan biri araştırmamak? Örneğin Gezi Parkı olaylarında ortaya yüzlerce doğru olmayan bilgiler ortaya atıldı. Alman polislerinin şiddet gösterdiği birinin Türk polislerince yapıldığı yada Avrasya koşusunda koprüde ki kalabalığın(buna bende inandım) Gezi Parkı Olayları’na destek veren insanlarmış gibi lanse edilmesi. Bu ve benzeri örnekleri çoğaltmak mümkün. Bu yüzden en büyük sorunlardan biride gördüklerimizin doğruluk payını araştırmamaktır.
Aşağıda ise son zamanlarda sosyal medyada dönen bir yazının 3 farklı versiyonunu yayınladım.

Kara Kuvvetleri Komutanlığı Bilişim Suçları Sosyal Ağ Bildirgesi

Jandarma Genel Komutanlığı Bilişim Suçları Sosyal Ağ Bildirgesi

KYÇUBYO Öğrenci Temsilciliği Bilişim Suçları Sosyal Ağ Bildirgesi
Yukarıda sırasıyla Jandarma, Kara Kuvvetleri ve KYÇUBYO Öğrenci Temsilciliği tarafından yayınlanmış 3 farklı versiyon var. KYÇUBYO bildirgesini yayınlamamın sebebi bunun gerçek birşey olamayacağını göstermek ve olayı ti’ye almaktı. Çünkü bir yazının farklı devlet birimleri tarafından Sosyal Ağ Bildirgesi olduğuna dair yazılar dönmesine rağmen kimse bunun doğruluk payı için resmi sitelerine girerek bir inceleme bile yapmamış olması. Ayrıca ülkemizde resmi işlemlerde ıslak imza, noter onayı vs.gibi olayların olma zorunluluğu varken basit bir yazıyla kendinizi nasıl güvende hissedebileceğinizi merak eder oldum.
Yukarıda ki olay sonrasında bana doğru mu bu diye soran çok arkadaşımız oldu. Neden bilmiyorum ama “KYÇUBYO Öğrenci Temsilciliği Bilişim Suçları Sosyal Ağ Bildirgesi” kısmını ya okumadılar yada dikkate almadılar. Altında ki yorumları okuyup hacklendiğimi düşünüp beni silen veya paylaşan gerçekten hackleniyor mu diye soranlar ise olayın farklı bir tarafı. Ülkemi sevmemin en büyük nedenlerinden biride bu olsa gerek. İnsanlarımızın üzerinde ki o masumiyet halen var. Ama masumiyetimizi korurken kandırılmalara karşı artık dikkatli olmalıyız. Araştırmalı, okumalı ve doğruluk payı için konu üzerine düşünmeliyiz.





